GÜNCEL HABERLER
ANKET
BELEDİYE PERSONELİNİN SİZİNLE İLETİŞİMİNDEN, TUTUM DAVRANIŞLARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?
ÇOK MEMNUNUM
MEMNUNUM
KISMEN MEMNUNUM
MEMNUN DEĞİLİM
KAZAN TARİHİ
KAZAN'IN TARİHİ SÜRECİ

Kazan, başkent Ankara'ya 47 km uzaklıkta tarih, doğa ve kültür hazinesine sahip, şirin bir Anadolu ilçesidir. İlçenin kurulduğu bölge, bir yerleşim yeri olarak eski çağlardan günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Yörede bulunan eski yerleşim alanları (ören yerleri), kale buluntuları ve kral mezarları, bir tarih müzesi niteliğindedir. Değişik dönemlerde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan buluntular ise müzelerde sergilenmekte, ilçemizin tarihi değerlerinin tanıtımında önemli bir yer tutmaktadır. Bakır çağından itibaren, değişik medeniyetlerin iz bıraktığı Kazan'ı tanımak ve tarihi eserleri görmek için birçok yerli ve yabancı ilçemizi ziyaret etmektedir.

ASARKAYA (Karalar Mahallesi)

Klasik çağda önemli bir yerleşim birimi olan Asarkaya Kütlesi, ilçemize bağlı Karalar Mahallesi'nde bulunmaktadır. Üzerinde insan eliyle oyulmuş yuvaların bulunduğu ve tüm çevresinin surlarla çevrildiği bu kaya kütlesinin bir askeri garnizon olarak kullanıldığu düşünülüyor. Roma çağında ise mahiyeti değişmiştir. Zira yapılan kazılarda, çevrede bir iskan yeri görünümünü ifade eden bol miktarda parçalar ve çanak, çömlek bulunmuştur. Karalar, tarihi eserler ve kalıntılar açısından oldukça zengin bir mahallemizdir. Burada kral mezarları dahil birçok eser mevcuttur.

BİTİK HÖYÜĞÜ (Bitik Mahallesi)

İlçeye bağlı Bitik Mahallesi'nde yapılan bir hafriyat esnasında ortaya çıkan küp parçaları ve oluklu balta gibi eşyalar, Türk Tarih Kurumu'nun burada kazı çalışmaları yapmasını sağlamıştır. Bitik Höyüğü'nde yapılan kazılarda, "Bakır Çağı" na kadar inen katmanlara rastlanmıştır.

1942 Yılında yapılan kazıda, en alt katmandan başlayarak, Bakır Çağı, Hitit ve Klasi Çağı yerleşme katları tespit edilmiştir. Bu kazılarda Bakır Çağı'na ait çok renkli seramikler ve Eti Mimarisi'ne ait bölümler bulunmuştur.
Kazan İlçesi sınırları içerisinde bulunan Akıncı Ovası, iklim şartları ve topoğrafik yapısı itibari ile eski çağlardan itibaren insanların yurt edindikleri bir bölge olarak karşımıza çıkmaktadır. İlçemiz bu tarihi önemi ile büyük bir turizm potansiyeline sahiptir.

İlçemizin bilinen en eski isimleri "Mürted Ovası" ve "Murtaza Abad" dır. Kazan ve civarı 1127'de Türk hakimiyetine girmiş, 1402'de Yıldırım Beyazıd ve Timurlenk arasındaki Ankara Savaşı sonrasında kısa bir süre Moğol hakimiyetinde kalmıştır. 1414'den itibaren yeniden Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Kazan'a ait olan ilk kayıtlar, Osmanlı'nın 1463 yılı Ankara tahrir defterinde yer almaktadır. O zamanki ismiyle Mürted Ovası olarak karşımıza çıkan Kazan bünyesinde 67 köy ve mezra bulunmaktaydı. Kaynaklara bakıldığında, Kazan'da Bakır Çağı'na kadar uzanan bir tarihi süreç içerisinde çeşitli medeniyetlerin bırakmış oldukları eserlerin yanı sıra, Osmanlı'lardan kalma eserler de bulunmaktadır. Kazan'da değişik köylerimizde vakıf külliyesi, cami ve köy çeşmeleri de vardır. Bu eserler günümüze kadar korunmuştur.

Milli mücadelede nice delikanlısını, erini şehit ve gazi veren, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ebedi başkenti Ankara'nın şirin bir beldesi olan Kazan, günümüze kadar gelişimini sürdürmüştür.

Bugün Kazan, Ankara'nın 24 ilçesinden en hızlı gelişen ve göç alan yapısı, hızlı değişimi, tarihi, ekonomik ve coğrafi yapısı ile üniversite öğrencilerine tez konusu olmaktadır.

Kazan, başkent Ankara'nın kuzeybatısında yer alan Akıncı Ovası üzerine kurulmuştur. Ankara'ya 47 km uzaklıkta bulunan ilçemiz, 47 bin hektarlık yüzölçümü, 15 köyü ve 31 mahallesi ile 36.147 nüfusa sahiptir. Ülkemizin en hızlı gelişen ilçelerinden biri olan Kazan, Ankara İstanbul Devlet Karayolu üzerinde olup, Ankara'ya otomobille 20 dakika mesafededir. TEM Otoyolu'da ilçe sınırları içerisinden geçmektedir. Bu nedenle ilçemizin, Türkiye'nin her yöresiyle ulaşım bağlantısı mevcuttur.

Kazan, her yönü ile Başkent Ankara'nın cazibe merkezi olma yolundadır. Gelenekleri ve doğal yapısı ile şehirleşme yönünde hızlı bir gelişme göstermektedir. Cumhuriyet döneminden itibaren sürekli gelişen Kazan ilçesi 2000 yılı nufüs sayımı itibari ile 15.871 nüfusa sahip iken 2007 yılında 36.147 nüfusa ulaşmıştır.

KAZAN

  • 1961'de Bucak Merkezi
  • 6 Haziran 1971'de Belediye
  • 4 Temmuz 1987'de İlçe
  • 23 Temmuz 2004 tarihinde Metropol İlçe olarak tarihteki yerini almıştır.
İç Anadolu Bölgesi ile Batıkaradeniz bölümünü birbirinden ayıran Köroğlu Dağları'nın güney uzantıları ilçe topraklarında kendini hissettirir. İlçemiz kuzeyde Kızılcıhamam, doğuda Çubuk, güneyinde Yenimahalle ve Sincan, batıda Ayaş ve Güneydoğu'da Keçiören ilçeleri ile komşudur.

Kazan'ın denizden yüksekliği 890 metredir. Karasal iklimin hakim olduğu ilçemizde ortalama yağış miktarı 350-400 mm'dir. Arazilerin büyük bir bölümü Akıncı Ovası üzerinde yer alan Kazan'ın karasal iklim şartları göz önüne alındığında ideal bir doğaya sahip olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Kazan ilçesinin geçim kaynağını, ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılık oluşturur. Buğday, arpa, nohut, şeker pancarı, kavun ve yeni gelişmekte olan seracılık, çiftçilerimizin önemli gelir kaynaklarının başındadır.

İlçe topraklarının büyük bir bölümü düz ve verimlidir. Ekili alanlar içerisinde en büyük kısmı tahıllar oluşturmaktadır. Tahıllar içerisinde de en büyük pay buğdaya aittir. Onu sırayla arpa ve yulaf izler. Endüstri bitkilerinden olan şeker pancarı da, ilçemiz tarımında önemli bir yer tutmaktadır.

Özellikle 1970'li yıllardan itibaren Kurtboğazı Barajı'ndan sağlanan sulama imkanları ve modern araçlarla yapılan tarım faaliyetleriyle, üretimde önemli artışlar sağlanmıştır.

Ova Kanunu, ilçe tarımında marka olmuş, ünü ülke geneline yayılmış bir ürünümüzdür. Bu ürün başta çevre iller olmak üzere, İç Anadolu ve Batı Karadeniz Bölgesi'nde büyük bir rağbet görmektedir. Özellikle bu yörelerden gelen tüccarlar vasıtasıyla pazarlanmaktadır. Son yıllarda Kazan Belediyesi'nin öncülüğünde Ağustos ve Eylül aylarında kurulan kavun pazarıyla bu tarım ürünümüz daha da değerlenmiştir. İlçemizde sulu tarımın getirdiği olanakla üretilen sebze ve meyve, yerel ihtiyacı karşılayacak niteliktedir. Bunun yanı sıra son yıllarda bazı köylerimizde uygulanan seracılık çalışmaları da artarak devam etmektedir.

Kazan'da çiftçilerin gelir kaynaklarından birisi de hayvancılıktır. Hemen hemen bütün köylerimizde aile işletmeleri şeklinde süt inekciliği, büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği yapılmaktadır. Kazan Belediyesi'nce yapılmış bulunan mezbahada son derece modern, hijyenik şartlarda ve veteriner kontrolünde kesim yapılarak doğrudan tüketiciye sunulmaktadır.

Süt inekciliği ve besi hayvancılığının yanı sıra çoğu köyümüzde tavukçuluk ve arıcılık işletmelerinde üretim devam etmektedir. Yakın geçmiş incelendiğinde, ilçemizin yerel ekonomisinin tarım ve hayvancılığa dayalı olduğu görülür. Kazan'ın Ankara'ya yakın olması ve ulaşım kolaylığı nedeniyle son yirmibeş yılda, sanayi ve ticarette büyük bir gelişme yaşanmaktadır. Bu durum çevre il ve ilçelerden yoğun bir göç almasına neden olurken, beraberinde hızlı bir nüfus artışı ve konut yapılaşması getirmiştir. Sonuç olarak, ilçemiz küçük bir Anadolu kasabasından modern ve çağdaş bir kentleşmeye adım atmıştır.

Kazan'da 1970'li yıllardan sonra çok sayıda sanayi tesisi kurulmaya başlanmıştır. Özellikle Saray ve Fatih Mahallesi çevresinde bu tesisler yoğunlaşmıştır. Saray Mahallesi bir organize sanayi bölgesi olmamasına rağmen iş hacmi ve çalışanların sayısı dikkate alındığında, Türkiye'de pek çok organize sanayi bölgesinden daha büyük bir potansiyele sahiptir. Bugün ilçemizde çelik kontrüksiyon, makina montaj ve imalatı, petrol ürünleri, zirai ilaç, gıda, inşaat, yem ürünleri, kimya ve nakliyat dalları başta olmak üzere mal ve hizmet üretimi yapılmaktadır. Günümüzde TUSAŞ'da dahil olmak üzere iç ve dış piyasaya üretim yapan 750 civarında fabrika ve işletme bulunmaktadır.